İnsan kalabalığının beni yorduğu,çokça ve tekrarlanan cümlelerin bitemediği bir gün geçirdim bugün. Dert ettiğimiz şeylere bak dedim. Ama sonra bunun ne kadar büyük haksızlık olduğunu hatırlattım kendime.Derdim benim leşlerimdi,dertler onların neşteriydi.Ne ben onlar olabilirdim,ne de onlar ben.Ne dertlerimiz aynı olabilirdi ne de o dertlerin üzerimizde yarattığı etkiler.
Bugün içi doldurulmaya çalışılan karanlık bir kuyu gibiydim.Herkes attı bir şeyler içeriye..Onlar hafifledi.Ben ağırlaştım daha da.Suyum aynıydı,içi yoğundu. Dibe çöken içseslerim doldurdu etrafı.Tabi yine sadece ben duydum..
Herkes uzaklaştı sonunda.Daha sessizdi.Ben de çıktım yola..Odama dönmenin isteğiylen ve biraz da müzik dinlemenin hasretiyle.Yağmur yağıyordu.Elime zorla tutuşturulmaya çalışılan şemsiyeyi ısrarla red ettim.Öyle zor oldu ki anlatmak.Sadece yağmurda yürümek istemiştim oysaki…Ne vardı bunda anlamayacak?
Ama başarmıştım!Çamurlu yolda yürürken yağan yağmuru unutmuşçasına savaştım, paçalarıma bulaşmaya çalışan çamurlarla.Adımlarımı dikkatlice attım yürürken.Ve sonunda…Çamursuz,ıslak paçalarım vardı artık..Ve mutluydum bu yüzden.Sonra otobüs geldi.
Gün griydi o saatlerde. Severim gri günleri. Ağır ağır gidiyorduk. Puslu camlarından bakıyordum dışarıya,otobüsün.O belli belirsiz görüntüden sızan ışıklara dikkatimi veriyordum.Hayatımı düşünüyordum.Otobüs ağır ağır,yağmurun yarattığı anlamsız kalabalıkta ilermeye çalışıyordu.Ben ise hala hayatımı düşünüyordum. Zamanı hissettim,o yavaşlığının altında ezilirken.İlerleyemeyen otobüsün, nemli kokusunda.Hergün gittiğim bu yolları, müziği, yalnızlığımı, boş kalabalığımı, çocukları, annemi, yapmak istediklerimi, feda ettiklerimi, feda edildiklerimi, seçimlerimi, seçilmediklerimi düşündüm durdum..İşte film şeridi hesabı.Dönen film hayatımdı.Geçip giden hayatım, puslu camların silik manzarasından yansıyordu yüzüme.Şimdi araya güzel bi küfür sıkıştırmak isterdim de,neyse..İşte o anlara karışan korna sesleri ve söven insanlar vardı, bu yağmurlu kaosa. Ben ise hala puslu camlardan bulanık hayatıma bakıyordum. Belki de hayatımdaki bulanık kısım bendim, dışardan bakınca. Görünmüyordum, belli belirsizdim ve o camı ellerimle silemiyordum.Silmek istemiyordum belki de.hmm..Ne bileyimişte. Odamın renkli yalnızlığına ortak oluyorum şimdi.Hayaller kuruyorum.Güzel hayaller..
-Daha anlatacak neler neler var da,zorlanıyorum. Sözcükler içimi karşılamıyor. Ama yazmak da istiyorum bugünlerde..-
Bugün en çok çizgi film izlerken mutluydum, çocuklarla pamukprensesi izledik okulda.Heyecanlıydık. Sonunu bilmenin önemi yoktu hikayenin.Çünkü karakterler bizdik o an. Tekrar tekrar yaşıyorduk masalı.Ve mutlu son..Bu sayede çocuklar gülümsüyor.Masalları da bu yüzden seviyorum zaten.İyi ki var! Nasılsa o çocuklar, büyükçe sonu kötü biten masalları yaşayacaklar, çok mu umutsuzum?Umarım haksız çıkarım o halde!
Bugünlük yeter. Oynadıkça yaramız kanar. En güzeli onun kurumasını beklemek. Üzerine merhem sürmeden
))
hopp!hadi kaçtım!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder