Hayatla kendim arasında kaldığımda,yazasım tutar. Yazdıkça yazarım,sonra lamba yanar.Ya tutarsa?
27 Mart 2015 Cuma
Ukuleleli coverlar..
4 Nisan 2011 Pazartesi
Duvara tosladım bugün
Bak ne dicem biliyor musun? Diye vır vırı yapmayayım tamam.
Tuğlası düşmüş bir duvar. Eksik parçasıyla ayakta. Görünüş sakat ama temel sağlam hala. İlk bakışta eksik tuğlası ile göz dolduran bu duvar, üzerine düşünüldüğünde yıkık parçalarına rağmen sürdürdüğü varlığını;
İnsanların üzerine kondurduğu anlamlarla,
yazılarla,
-sloganlarla belki de-,
yorulunca yaslanılan bir omuz misali duruşlarında,
bir fotograf için oluşturduğu fonda,
belki önünden geçilen onca adımda,
dibine atılan atıklarda karıştırıyor hayatın içine.
Bi şekilde var, fark edilse de edilmese de.
Ne alaka şimdi bu duvar mevzusu derseniz, pek alakası yok hakkaten. Nerden girdim bu konuya bilmiyorum. Ama yıkılmayan duvarlara özenmişimdir hep, yıkık duranların da o çekici dokusuna. Bi de kafadaki duvarlar var, nereye çarpsan bi nane olmaz ondan. Yıkılmazları vardır. Havalıdır ama anca kendine. Bu kafaları kırasım var.
Dünyayı gezesim var benim sonra. Turist duvarlara bakasım, önünde durup dinlenesim var. Gölgesini sömüresim, içindeki yaşanmışlıkları düşünesim var. Çok gidesim var bu günlerde, uzaklarda yeni duvarlar öresim var. Var oğlu var, haha. Bu kadar :)
2 Nisan 2011 Cumartesi
kesmeşeker en çok seni
Tüm sevip de kavuşamayanlar için söylüyor Cenk Taner baba.
Evet bugün benim fabrika ayarlarında sorun var, çok içimden geldi paylaşayım dedim.
Bir şey diyecektim!
Güzel heyecanlı günlere yaklaşmaktayız sonus ile. Sürprizli sürprizli işler geliyor. Hazırlıkları ve bekleyişleri içindeyiz. Onun mutluluğu var bi yandan ama diğer taraftan beynimin bana küçük küçük oyunları var. Rahat vermiyor kısacası. Beyin benim, üstelik de bedava biliyorum tamam. Hatta "bi sözünü geçiremiyor musun argadaşım!" diye de bilirsiniz. Geçmiyor valla, o kadar konuşuyorum olmuyor. Tamam suçlu benim kabul ettim aslında. Yol yapıyorum şuan, yazıya devam etme çabaları bunlar. Pek politik ve kasıntılı.
Neyse bugün pek kötü bi hava vardı. Kedileri düşündüm, yağmurun sindirdiği kedileri. Üşümeyi düşündüm sonra. Evin ne güzel bir şey olduğunu. Bu yağmuru iyiye çevirecek bir şeylerin eksik olduğunu hatırladım sonra, eksiklerle yetinemediğimi. Ne kadar açgözlüyüm dedim sonunda ama hiç bir şey değişmedi tüm bunlara rağmen. Yine oturdum, iki tık arasında zamanımı yedim bitirdim. Her gün buna isyan edip, her gün aynı şeyi yapanlardanım ben de. 10 inc lik bir ekranda yitiriyorum hayatımı :) Dünya ya baglanıyorum ama öyle demeyin! Onlar anlatıyor ben izliyorum. Baktım olacak gibi degil Biraz da ben anlatayım, benim gibi başkaları dinlesin dedim. Canım böyle istedi.
Ha bu arada, söylemezsem içimde kalacak. Sanal ortamda hiç tanımadığım insanların sanki yıllardır kankası ya da bişeysiymişim gibi davranmasından cidden hiç hoşlanmıyorum. Sanal alemin insanlara bu salakça rahatlığı vermiş olması ayrıca canımı sıkmakta. Sus sus nereye kadar. Hiç tanımadığım insanların benimle canımlı, cicimli, hayatımlı konuşmaları. Senli benli olmaları. Yeter artık, Yapmayın allahaşkına! Bu kadar da olmasın. Müziği paylaşalım eyvallah, müzikten de konuşalım ama o ince çizgiyi kaybetmeyelim.
Hadi yeter bu kadar yazdığım.
9 Mart 2011 Çarşamba
Bir ağaç
28 Şubat 2011 Pazartesi
Odam ve.
puslu camlarından bakıyordum otobüsün,giderken küçük evime
Küçük kalbin,büyük aşk'ı..
Paylaşımlar bitmedi tabiki.Hayatımdan eksilenler,hayatımı canlandıranlar bir aradaydı.İçimdeki dalgalardan bahsetmeyeyim bile.Zor,karışık,umutlu,kimi zaman huzurlu,fazla fazla hüzünlü bir 2 ay. Geçti mi?hayır!Ama hayat böyle degil mi ki zaten?:)
En sevdiğim çizgi film yayından kaldırılmış gibi,en tatlı sabahlarım gün ışığından yoksun zamanlara dönmüş gibi hissediyorum.Ama şarkı söylemek en güzeli, hiç bitmeyen,hiç eksilmeyen güzel hissim.
Sadece ben miyim yani,dünya çalkalanırken,kendi kendimizi yok ederken,bunu seyrederken,susarken hepimiz.Korku sardı zamanı,varsayımların korkusu. Keşkelere yakın,keşkelerin kıyısında susuyoruz. Zamanın ilerleyişi,kötü algılarla örülüyor ve gerçekten kötü olanlarla,olacaklar beklentisiyle.
Neyse,artık yazmak istemiyorum.